Details

Hemen anlatayım üşenmeyip girip hemen çıkan sayacımız var.
İnanlarımız inanmayanlarımız var.
Tepkileriniz var;
Uydurmasyon : Yok artık daha neler.
Sallamasyon : Sıkılamışsın kızım sen bunu.
Sansasyon : Gerçek olsaydı olay olurdu.
Kimyon : Baharat tadında.
Tepki göstermeyi unutmayın!
Sorularınız varsa da buradan alabilirim ----> http://www.formspring.me/dogalsecilim


13 Mayıs 2012 Pazar

Paralel ama nereye?

Paralel evrendeki Seçil'i çok kıskanıyorum şu an çünkü bu pazar annesinin öpüşüyle uyandı ona özel hazırlanmış bir kahvaltıya... Aslında ona özel değil anneler nasıl başarıyor bunu bilmiyorum ama eşlerine de çocuklarına da ayrı ayrı aynı kahvaltıyı ona hazırladığını söylese ikna edebilirler gibi.
Hiçbir zaman ama hiçbir zaman annem ve babam gibi mükemmel bir ebeveyn olamayacağımı düşünüyorum... ben benim çocuklarımı onlar gibi yetiştiremem, isterim ama yapamayacağımdan da adım gibi eminim. Gerçi paralel evrende adım da değişiktir belki ne dersin ha? Belki de orada annem babama "Bekir annenin adını koyalım mı?" dediğinde babam "Hanım gün gelir kızıma kızarım, bağırırım anneme bağırıyormuşum gibi hissederim kendimi, kötü olurum." dememiştir de "Annemi çok severim kızımı da çok seviceğimi biliyorum, neden olmasın?" demiştir. O zaman ordaki Seçil'in adı Ziynet. Ziynet'in aklına ben gelmiyorum şu an çünkü o annesine sarılırken onun kokusunda kaybetti kendini...
"Neyse ki boşta bulunmuşum yoksa kendimi kaybedecektim" diyorum bense ve onu düşünüyorum. Kendimi düşünmüyorum, düşünsem böyle yapmam çünkü, duygusallık modumu açıp yazı yazmaya kalkmam, ağlayacağımı bilirim. Gider amuda falan kalkarım ya da uykuya dalan Murat'ı kaldırıp "hadi bir yerlere gidelim" derim en azından "Candan Erçetin - Annem" şarkısı hariç bi şarkı açmaya kalkıp parti moduna falan girerim. Parti moduna girmeme gerek yok boş boş Budapeşte sokaklarında dolaşsam bile kendime gelirim hemen, Prag'da çok güzel gelmişti bunu yapmak, gerçi canımın sıkkınlığı yoktu. Şimdi de yok sadece annemin o gülüşünü, kahkahasını özledim tabi bunda 15 gündür onun sesini duyamayışım da var.
Ziynet şayet ki beni kıskanıcaksan sende şu yolculuk yüzünden kıskanabilirsin canım ben olsam beni kıskanırdım gibime geliyor o yüzden izin veriyorum sana da. Ben yolculuğun yarattığı özlemden kıskanıyorum sende yaşadıklarımı yaşayamadığından kıskanabilirsin gibi gayet adil bence. Peki diğer paralel evrendeki Seçil ne yapsın kopenhang'a gidip roller coster'a binmeyi denemeyen... Yok ya öyle bir Seçil hiçbir evrende yoktur sanırım varsa da atsın kendini Tuna nehrinden ama başka bir evrende Murat'ı ön koltuğa binmeye ikna edemeyeni olabilir onun için acırım ya da diğerinde treni biz gibi kapatamayan olmuştur ona baya üzülürüm çünkü treni kapattığımız için tur attığımızda dönerken "One more! One more! we are coming from Budapest!" diyip kanka olduğumuz adamları bi tur daha attırtmaya ikna etmiştik o şeker enerjimizle ve ikinci turda deli gibi kahkaha atma ihtimalini kaçıran bir Seçil için ağlayabilirim cidden şu an.
Serdar'ın yanına gidip İsveç'te kumu yutmasına rağmen plaj voloybolu oynayan bu evrendeki Seçil tabi ki de İsveç'te rüzgarsız bir havayı yakalan evrendekini kıskanıyor. Hele İsveçteki erkek turnuvasına katılmasında sorun yok denilen diğer Seçil'i evrenler arası geçişi bulup boğabilir bile.
Bir paraleldeki Seçil Ece'nin mesajlarına dönmesi sonucu Erfurt'a gidip Eceyle dağıttı bak onu da kıskanabilirim ama bu evrendeki Seçil'de gidemeyip tek başına Prag'ı dağıttı o da beni kıskanıyor olmalı bence 1-1 durumumuz yani buradan kaybım olmayabilir ama bu maçta direkten dönen çok pozisyonlar var sanırım çünkü orada yapacaklarımla burada yaptıklarım baya kafa kafaya maç götürürler. Bugünkü Seçil ise tek Ziynet'i kıskanıyor annesinin kokusunu içine çekebildi, kahvaltı da kardeşiyle sessizce "patates ve domatesten daha çok ben yemeliyim!" yarışına katılabildi ve babasını kahvaltıya kaldırırken babasının "Hmmmm" sesiyle elinin 5 parmağını da açarak 5 dakika daha anlamındaki mesajını tınlamayıp onu dürtebildi diye. (laaaaan babamı faceden dürtsem aynı etkiyi yapar mı acaba bi deniyim mi? evet başka bir evrende mallıkta son nokta olarak bunu deneyen bir Seçil de var biliyorum.)
Şey bide tüm sezon çok iyi oynayıp avrupanın da derbi + final olduğu için merakla izlediği o final maçında zamana karşı oynamayı dahi leş eden bir takımın değilde tüm sezon şansa bala maç alıp finalde iyi oynayarak avrupa tarafından kupayı almayı hak eden taraf olarak Fenerbahçe'nin gösterildiği bu evrendeki Seçil tabi ki de kupayı alan evrendeki Seçil'i kıskandı dün. Hatta 1-1 ile kupayı Galatasaray'ın aldığı evrendeki Seçil'i bile kıskandı en azından bir oyun gördü diye ama maçı alarak kupayı alan Seçil'in haline çok acıdı öyle bi durumda olmayı hangi tecrübeleri atlatarak o güne gelmiş olsa da kaldıramayacağına emin çünkü.

2 yorum:

  1. Budapeşte'deydim bunu yazdığımda ve Tuna nehri oradan geçiyor :D

    YanıtlaSil