Details
Hemen anlatayım üşenmeyip girip hemen çıkan sayacımız var.
İnanlarımız inanmayanlarımız var.
Tepkileriniz var;
Uydurmasyon : Yok artık daha neler.
Sallamasyon : Sıkılamışsın kızım sen bunu.
Sansasyon : Gerçek olsaydı olay olurdu.
Kimyon : Baharat tadında.
Tepki göstermeyi unutmayın!
Sorularınız varsa da buradan alabilirim ----> http://www.formspring.me/dogalsecilim
8 Haziran 2012 Cuma
Umarım okuyabilen yoktur
Merak etmeyin arkadaşlar öbür tarafta internet varmış, ya da bunların hepsi benim kurgum. Hangisi doğru karar veremedim ama öldüğümü düşünmekteyim ve eğer bunu size ulaştırabiliyorsam bu demektir ki bu tarafta net var. (Bu tarafın altını çiziyim de kadir inanır çıkıp yelan söylüyorsun demesin) Öldüğüm kanısına nereden vardım? Normalde eksilerde rekorlara oynayan Danimarka bu sene -3'ün altına inmedi, 3 kere kar gördük, normalde 3 ay yerden kalkmayan kar sabaha erimiş oluyordu. (evet Allah'ın hakkı üçtür HADİ ATEİSTLER BUNU DA AÇIKLAYIN!!!) Türkiye'de aşırı soğuk bir kış geçerken buradakilerin en rahat kışlarını geçirmesi akıllara bi ACABA? dedittirdi. Yoksa Seçil havayı da mı yanında götürmüştü ya da Miko Seçil'e feci yazıyor muydu? "Aralıkta t-shirtle gezmene güvenme yanına tüm polarlarını al" diyen herkes Kopenhag'ta amele olduğumda "Biriniz de yanına güneş kremi al Seçil yanarsın demediniz tpüüüüü" cevabımla karşılaştılar. Hele annem HAVLU ÇORAP aldırttı, sıkı sıkı giyin öğütleri falan verdi, hatta sonuna giymeyeceğimi bildiğini ama belli mi olur belki bu sefer sözünü dinlerim belki diye dediğini ekledi, kıyamadım tabi yük olur demedim getirdim yanımda, ama dönüşte tabi ki de götürmeyeceğim. Benden sonra odaya gelen kızın işine yarar belki, bu kadar da düşünceliyim ne de olsa annelik kanı var kanımda (abi nası yedin bu cümleyi yaaa türkiye de o ne işime yarasın yük etmicem diye götürmüyorum tabi ki de gerçi öldüysem nası dönüceksem ülkeme neyse dur bi çaresi bulunuuuur elbet canım yeniden yaşamanıııın...cuk oturdu laaaaan bildiğin ben buraya yazayım diye yazmış Sertapcım canım bitanesin kalp kalp) Gerçi odama benden sonra erkekte gelebilir, bilmiyorum (kurduğun fanteziye gel abi şaka mısın yaaaa o taytı giydiğini düşünmedin dimi düşünmediysen bile şu an düşündün ve tüm konsantrasyon gitti merak etme bende de gitti ne yazıyordum lan ben haaa ölmüştüm) Tam olarak nası öldüm bende bilmiyorum ama öldüğümü anladığım kısmı anlatayım. Sabah kalktım bence burada gayet hayattaydım yani kalkamasam ölmüş olma ihtimalimin daha yüksek olduğunu düşünüyorum. Kahvaltı yaptım bence ilginçlik orada başladı çünkü normalde akşamdan yığılı bulaşıklar olur, yıkamaya üşenirim akşama kadar kalkıp da yemek yemem. Sanırım dün akşam yemek yemeyi toptan unuttum sabah bulaşık yoktu acaba açlıktan mı öldüm laaaan neyse devamında ölme ihtimalim daha yüksek gerçi o ölüp bunları hayal ediyor da olabilirim. Aniden dışarıdan gelen yağmurun sesini duydum, kafamı çevirip "noliyi miko yaaaa" dedim "geçen gün murphy bilmediğim konuyu kura da bana çektirtmeyerek es geçti ona 'seni seviyorum' falan demiştim kıskandın herhalde MELEĞİM" dedim "kızma tamam seni daha çok seviyorum onu unuttum bile" dedim (ha bunları murphy duyduysa sıçtım, gerçi öldüm dimi neyse sıçmamışım, naber lan eşşolusu şimdi düştün elime dimi şöyle yanaş bakiyim yamacıma sen) Seeen ben bunları der demez bir yağmur boşaldı bildiğin döktürdü (burayı yavaş yavaş okumanız lazımdı, yıl olmuş benim öldüğüm tarih hala bunları benim sesimle okuyamıyonuz cıkcıkcık) yani öyle böyle değil dolu bile bu kadar hızlı yağamaz, taşı azimle değil şiddetiyle deldi resmen. Tırstım veda partisine gidecektim politikada önemli biri gelmiş okula onunla tanışacaktık ektim adamı ama öldüysem zaten gidemezmişim neyse. Bi ara durmuş ne zaman bilmiyorum hatta bizimkiler top falan oynamaya başlamışlar bak işte bu arada ölmüş olabilirim çok ilginç bi geçiş çünkü. Neyse sonra yağmur tekrar başladı bu seferki öncekinin 5 katı, işte bu benim hayata geri dönüş çabalarım falandı sanırım sonra ışığı gördüm. Gel gel gel diyenim olmadı ama bildiğin güneş açtı, ışığı gördüm!!! Türkiye saatiyle 20:38'den bahsediyorum burada. Sonra netim koptu, bağlanmaya çabalarımı öbür taraftan yaptığımı düşünüyorum. Şuan Rusya maçını izleyemiyorum ilk yarıyı izlemiştim halbusiki 2-0 bitti dimi laaaan yoksa bizim bu tarafta başka bi maç mı var? Neyse ben hazırlanıyim de gece olan veda partisine gitmeye çalışayım gidemezsem anlarız ki ölmüşüm, gerçi gittiğimi gerçek gibi de canlandırabilirim neyse umarım bunları okuyan yoktur çünkü bu taraftan iletişime geçen ilk kişi olabilitem çok yüksekti, okumayı söktükten sonra insanların altına etmesi pek etik değil. Şöyle bi hayal ettim de umarım altına edersin buradakilere komik komik olaylar anlatayım ki ortam yapiyim biraz dimi ama...
7 Haziran 2012 Perşembe
Yoklasak da mı saklasak?
Derste uyumayı yatakta uyumaya tercih ettirtecek tek şey belki de yoklama (ha sevdiceğinizle sınıfta yatma gibi bi fantezinizin varsa bilemicem) Yoklama ne amk ya, yoklama ne hani twitter'da yoklama var deseler devamsızlıktan kalırım o derece itici yani. Okuma aşkıyla yanıp tutuşan bu çocuğun nasıl bu hallere geldiğini merak edenleriniz var (herkesi genelleyemedim lan tarikatımıza yeni katılanlar var, tarikat kuralları bir: ben yazıyorum kural iki: önce ben okuyorum kural üç: senin buraya kadar okuduğundan bile emin olmadığım için kimse yokmuş gibi davranıyorum (vay amk burda bile yalnızsın okuyan ---> kendimle konuşuyorum mesela burada) kural 4: parantez içleri iç içe geçtikçe saçmalama kapasitemin artması beklenilesi hale geliyor. Kural bir ve ikiyi kanıtla diyenleri dövüyorum abi bariz ya (dipnot: bir matematikçinin bariz dediği yer asla kanıtlayamayacağı yerdir))
Ne kadar erken yatarsan yat okul günü uykunu alıpta kalkamazsın hah buna bi istisna yapıp kendi kendime uyandım bi gün (dönüp nerde kalmıştı ki böyle devam etti diye bakmadıysan bi test yaptır abi baban turist olabilir.. şaka şaka ama türk olmayabilir desem küfür yemicektim dürüstlük hiç iyi değil ya) alarm malarm yok öyle sadece uyandım, üniformamı giydim, bak bak daha çocuğum ya anneme iyilik yapıcam kahvaltıyı bile hazırladım. Uyandırmak için girdim yatak odasına (yok lan öyle bi manzara olsa okuldan niye soğuyim manyağın düşüncesine bak) Anne hadi kalk dedim kahvaltı hazır, bana "daa da kahvaltı hazırlamam, daa da okula gitmem." dedirtecek lafları annemin "kızım az önce aradılar, kar tatiliymiş." sözünden anlayabiliyoruz (kural bir ile kural ikiyi anlayamayan umarım devam etmemiştir) hayır gel de sinirlenme uyumak istediğim gün tatil olsa ya (gerçi olmuştur da garanti hatırlamıyorumdur böyle gereksiz bi olayı anlattığımı düşünsene.. abi bi gün kar tatili olmuş ben hala yataktayım hani bu bildiğin fantezi işte sıcacık yatağım şömine yanı falan) Hani nefret etme tohumları bu zamanlar atılsa da ilkokul orta okulda toplam 1 haftadır gitmediğim gün o da hastalıktan ölüyorum falandır aaa yok trafik kazasından dolayı 6. sınıfta son iki hafta gidememiştim (hah işte kanıtım ölümden dönmüş halde olmasam babam tutar kolumdan götürürdü okula) Ne olur hanım kızlarımız öğretmenlerle evlenirseniz çocuğunuzu aynı okula vermeyiniz noluuuur ben çektim millet çekmesin. Liseye gelince cozutucam tabi yok yok hazırlıkta erkek yatılı bi okuldaydım ve sıkı bi okul olduğu için halsizlikten ölücek olan arkadaşıma doktor bi gün istirahat vermişti. Ha benim hiçbir şeyim yokken 3 gün rapor almama da kabiliyet mi dersiniz, aranızda para toplayıp oscar ödülü mü alırsınız bilmem. Neyse sonra kız yatılı okula geçtik, bak diyorum ki yatakhane ile okul arasında köprü var tam benlik. 8'deki derse 7:45'te uyanıp giden biri.. neymiş kızlar geç hazırlanıyormuş hayatım boyu erkekleri bekledim ben (gerek antreman çıkışları gerek teklif etsinler diyeahsghd) Ama o zamanlar aç bi insandım bi de kantine inmeye üşenmiyordum şimdi akşamdan kalma bulaşıklar duruyor diye o gün yemek yemiyorum ben nası bu hallere düştüm acep?
Şöyle bir öğrenci tahmin edin elinde simit-ayran, altında siyah eşofman altı (3 sene pantelon giyince son senemde hep eşofman altı giydim ve 3-4 ay garanti fark eden olmamıştır, arkadaşlar dahil bknz şeldın çaklıt) gömlek zaten dışarda fuları takmışım ama sadece boyundan geçirmişim üstüne üstlük geç giriyorum. Girmeden kapıda hocaya gülümserdim, sonra kapıyı çekip yerime otururdum millet sanıyormuş ki hocayı iplemeden sınıfa girip cool takılıyor. Öğleden sonraları hep ama HEP voleybol antremanımız vardı okulun bahçesinde, evet sahamız yoktu ondan ondan yoksa gerçekten antremanımız oluyordu yahu =)
Yani en fazla devamsızlığı olan 3 kişiyi getir topla eminim ben kadar ancadır, ilk senelerde kendini herkese sevdirince son sene nedense bir şey demediler (selekşından gençlere tavsiye volüm pi kare) Ama biz de abartmışız (oğlum okuma ihtimalleri yok dimi yaaa bildiğin leş ettim yazıyı sıkılıp kapatmışlardır umarım çünkü hala anlatıp anlatmamakta kararsızım. şimdi bunu yazdın diye kapatıcak olanı da engelledin yamalsın ne diyim ya)
Sen takım kaptanı olarak koçun odasının yedek anahtarını arakla (yani evet aslında kaptanda odanın anahtarı olması çok mantıksjkhjahd) bizimkilerin canları sıkılmış olsun daha ilk dersten, teneffüste yanıma gelsinler Seçil bizi dersten alsana, dedim tamam (bknz dünden razı) başkana her zamanki gibi antremanda dedirtip milleti dersten almak için kapıları çalan benim kapıları birer birer, gözünüze görünmem göze görünmez yazarlarjasdhjksad (oğlum böyle saçmaladıkça okuyanın azaldığına seviniyorumm devam etmek için gaza geliyorum, neden mi? yalnızken her şeyi söyleyebiliyor ya insan kendine nasılsa kimse duymayacak diye.. (aforizma kasmanın zamanı gelmişti skjskdjf)) Sen A'nın hocayla kavgalı olduğunu unut "Hocam gruplara gidicez ya (destekleyici bi neden güzel yalanın temel taşıdır) takımca konuşmamız gereken şeyler var." diyen ben tabi ki öğrencisini düşünen bi hocaya denk gelince "Yok hocam üzülmesine izin vermicem ben"ler "Kavga gibi olmayacak sadece oturup efendi gibi konuşucaz"lar abi yalanda cidden oscarlığımda o derece oynuyorum ki ayırt edip ödül verebilecek kimse yok O DERECE YANİ. Hayır toplantı yapıcaz dedik ama hoca okulda bile değil yani o derece falsolu bi şut ya defans oyuncularını kandırıp gol olucak ya benim takım arkadaşlarımı da kandır ne diyorum lan beeen te allam neyse sen in, odaya gir, internette takılmaya başla, içimden ne söylemicem lan benle birlikte onlarda yansınlar diyip dışımdan sadece yanan ben olayım diyorum şu an. Nuran hoca vardı müdür yardımcımız topuklu ayakkabılarının sesini taksimde sokak başından gelse yine duyar bilirim, koridorda yankılanıyor "hah dedik sıçtık" saklanmıyoruz bile nasılsa gelse görücek o derece çaresiziz öylece bekliyoruz. Kapıyı açmaya yeltendi, az önce yalanda profesyonel olan benim bile aklıma gram açıklama gelmiyor direk sıçtık yani. Kapı açılmadı, ikinciye denedi yine açılmadı biz birbirimize bakıyoruz ne oluyor diye, meğer ben kitlemişim iç güdü mü dersiniz ne dersiniz bilmem ama iç güdü yetersiz yani bundan biraz fazla olması lazım rich güdü diyebiliriz belki. (oğlum çaktırma tamam "zengin koca arayan kadınların rich güdüsü yüksektir demiştim" şimdi de ona gönderme yapıyorum ne güzel olurdu zengin kocam olsa ooooh keyif diyorum aslında hay allam bak aramızda kalıcaktı millete duyurdun) bir oh çekmemize kalmadı Nuran hoca'da odanın anahtarının olduğu aklıma geldi, telepati yoluyla bunu ona iletmişim gibi (ba ba ba nası havalara girdim lan kendimi cidden bi bok yazar sanıyorum) anahtar şıngırtılarını duyduk ve valla da sıçtık dedik, açsak mı diye düşünüyormuşuz hepimiz ama neden açmadınız derse şok olduk hocam deriz diye düşündüm, mekanizma işte hemen hazırlıyor cevapları. Şans bu ya (bu arada hatırlatın bi ara kıçımdan bal damlamıyor akıyor adeta ile şans bu ya yazısı yapiyim ---> ben size dedim kimse okumuyor diye kendi kendimle konuşuyorum diye inanmadınız bak ne oldu şimdi şizofrenik gibi kendi kendime not alıyorum lo) kapının anahtarını unutmuş odada (bana sormayın olum nerden bilem ben o nası olmuş hayır şu an hocaya bağlanamıyoruz ki sorsak hocam?? teknoloji ilerledi falan demeyin bana yea bak verdi mi cevap hıh) Sonrasında hoca anahtarı almak için odasına giderken üseğen bolt'a fark atıcağımızı anlamayan kuralları anladı mıydın sen ya???
29 Mayıs 2012 Salı
Sevgilim olsa
Açıklama yapmama gerek yok herkes sevgilisi olsa biraz mallaşıyor ben biraz abartarak mallaşıcam sanırım. Nerden geldi aklına ilk derseniz hiç bilmiyorum sanırım dizi izlerken "Kader yine yüzümüze gülmedi." dedi birisi ve aniden saçma bir gülümseme oluştu bende ve gittim
"Kader diye sevgilim olsa "Kader bana güldü." deyip ortalıklarda mal mal dolaşırdım, iyi ki yok." yazdım
sonra ayrınınca "Kahpe Kader" derdim diye düşündüm ama abartıp yazmadım gerçi mentionlarda biri yazmıştı.
Sonra birileri benim kız olduğumun falan altını çizdi o an aklıma Hakkın var mı ki benim cinsel seçimimi sorgulamaya diye geçirinceee..
"Hakkı diye sevgilim olsa ortalıklarda "Hakkımı arıyorum Hakkımı!" diye mal mal dolaşırdım, iyi ki yok." dedim ama Hakkı o kadar iyiydi ki kendime hakim olamıyor ve
"Hakkı diye sevgilim olsa "Bana Hakkımı verin Hakkımı!" diye ortalığı yıkan mal olurdum, iyi ki yok." diyerek devam ediyordum.
"Hakkı diye sevgilim olsa yemekte "Bu kimin hakkı?" diye soran anneme "Benimki değil :(" diyen mal olurdum, iyi ki yok." dedim ama ardarda sıralıyordum ilki hariç hepsini sildiğim için hatırlayamayacağım ama 5-6 tane yazdım Hakkı ile ilgili ve en sonunda ilk defa o zaman başlayacağım ama ondan sonra yapmaktan zevk alacaklarım arasında olan "kendi kendine mention atma" işine giriştim son Hakkı tweetime cevap olarak "Yeter amk bize bunu yapmaya Hakkın yok!" yazdım ondan sonra mention atan atana oldu. Çok efsane mentionlar gelmişti ya keşke o zaman bir kenarlara yazsaymışım, ama genelde herkes Hakkım olmadığını düşündü ki yoktu zaten ama @onderseren'in cevabını hatırlıyorum "yok canım bu en doğal Hakkı'n" doğal Hakkım ile ilgili mala bağlayıp cevap dönmüştüm ama tabi ki de hatırlamıyorum şu an ve o gün zıbıtmanın ötesine geçtim resmen. Devam eden günlerde "Hakkı diye çocuğum olsa "Ben Hakkımı kimseye yedirmem." der mal mal dolaşırdım ortalıklarda, iyi ki prezervatif var." dedim ki şimdi olsa iyi ki kürtaj var dermişim. Hep hakkıyla devam etmedim tabi ki..
"Yiğit diye sevgilim olsa "Yiğidin malı meydandadır" der mal gibi dolaşırdım meydanda, iyi ki yok"
"Duygu diye sevgilim olsa "Duygu seline kapıldım." diyerek aldattığını söyleyen mal olurdum, iyi ki yok."
"Yıldız diye sevgilim olsa "Benim gönlüm sarhoştur yıldızların altında" deyip ortalıkta sex hayatımı konuşan mal olurdum, iyi ki yok."
"Nimet diye sevgilim olsa "Nimetle dalga geçilmez! Çarpar valla." diyen annem yüzünden dayak yememek için mal gibi evlenirdim, iyi ki yok."
"Evren diye sevgilim olsa "Evren yine mesaj yolluyor bana." diyenlerin ağzını burnunu parçalayan mal olurdum, iyi ki yok."
"Onur diye sevgilim olsa "Yeter ki onursuz olmasın aşk" diyen kızları sevgilime sulanıyor diye döven mal olurdum, iyi ki yok."
"Aslı diye sevgilim olsa "Hiçbir şey aslı gibi zevk vermiyor." diyen adamı zevkten mal ederdim, iyi ki yok."
"Evren diye sevgilim olsa "Ne zaman #evrenemesaj atsam hemen cevap veriyor." diye saçmalayan mal olurdum, iyi ki yok."
"Hikmet diye sevgilim olsa "Vardır bunda da bi hikmet" dendiğinde ortalıkta sevgilim arayan mal olurdum, iyi ki yok."
"Umut diye sevgilim olsa herkesle "puahahahha Umutsuz ev kadınları" diye dalga geçen mal olurdum, iyi ki yok."
"Deniz diye sevgilim olsa "Deniz gezmiş ölmüş" dediklerinde ben ona benden izinsiz gezme demiştim diyen mal olurdum, iyi ki yok."
"Hale diye sevgilim olsa "Şu hale bak rezillik" diyenleri "Sen kime rezil diyon lan o benim sevgilim" diye döven mal olurdum, iyi ki yok."
"Su diye sevgilim olsa herkese "Hazır ayağa kalkmışken su getirsene" deyip sevgilimi getirmelerini bekleyen mal olurdum, iyi ki yok."
"Evrim diye sevgilim olsa "Evrim yok!" diye dolaşanlara sevgilimi gösteren mal olurdum, iyi ki yok."
"Canan diye sevgilim olsa "Can mı canan mı?" dediklerinde "Tabi ki Canan oğlum napiyim ben Can'ı?" diyen mal olurdum, iyi ki yok."
"Ceza benim sevgilim olsa "Allah senin cezanı verecek!" diyenlere "Verdi ki :D" diyen mal olurdum, cidden versin artık ya."
Sildiklerimden bir kaç hatırladıklarım var ama o kadar çok yapıp sildim ki hepsini hatırlamam mümkün değil
"Seçil diye sevgilim olsa "Evrimi değil ama doğalseçilimin varlığını kanıtlarım." deyip sevgilimi gösteren mal olurdum, iyi ki yok." deyip hatta bunu bir seriyi sonlandırırken yazıp kendi kendinle sevgili olmayı düşündün ya ne diyim ben sana @dogalselection diye cevaplamıştım.
"Abdülmüttalip diye sevgilim olsa zaten malmışım zorlamaya gerek yok" yazıp bir başka seri sonunu bitirdiğimi hatırlıyorum bide
"Hakan diye sevgilim olsa "ahahahahhakanahahha" diye gülüp "sevgim gülüşüme yansıdı." der anlamayanları mal ederdim, iyi ki yok." gibi bir şey yazmıştım bunlar harici 8-10 değişik isme attım, profil takvim arkası gibi her gün yeni bir isim olarak görünmesin diye sildim ve hatırlamıyorum da insan mal olmaya görsün.
"Kader diye sevgilim olsa "Kader bana güldü." deyip ortalıklarda mal mal dolaşırdım, iyi ki yok." yazdım
sonra ayrınınca "Kahpe Kader" derdim diye düşündüm ama abartıp yazmadım gerçi mentionlarda biri yazmıştı.
Sonra birileri benim kız olduğumun falan altını çizdi o an aklıma Hakkın var mı ki benim cinsel seçimimi sorgulamaya diye geçirinceee..
"Hakkı diye sevgilim olsa ortalıklarda "Hakkımı arıyorum Hakkımı!" diye mal mal dolaşırdım, iyi ki yok." dedim ama Hakkı o kadar iyiydi ki kendime hakim olamıyor ve
"Hakkı diye sevgilim olsa "Bana Hakkımı verin Hakkımı!" diye ortalığı yıkan mal olurdum, iyi ki yok." diyerek devam ediyordum.
"Hakkı diye sevgilim olsa yemekte "Bu kimin hakkı?" diye soran anneme "Benimki değil :(" diyen mal olurdum, iyi ki yok." dedim ama ardarda sıralıyordum ilki hariç hepsini sildiğim için hatırlayamayacağım ama 5-6 tane yazdım Hakkı ile ilgili ve en sonunda ilk defa o zaman başlayacağım ama ondan sonra yapmaktan zevk alacaklarım arasında olan "kendi kendine mention atma" işine giriştim son Hakkı tweetime cevap olarak "Yeter amk bize bunu yapmaya Hakkın yok!" yazdım ondan sonra mention atan atana oldu. Çok efsane mentionlar gelmişti ya keşke o zaman bir kenarlara yazsaymışım, ama genelde herkes Hakkım olmadığını düşündü ki yoktu zaten ama @onderseren'in cevabını hatırlıyorum "yok canım bu en doğal Hakkı'n" doğal Hakkım ile ilgili mala bağlayıp cevap dönmüştüm ama tabi ki de hatırlamıyorum şu an ve o gün zıbıtmanın ötesine geçtim resmen. Devam eden günlerde "Hakkı diye çocuğum olsa "Ben Hakkımı kimseye yedirmem." der mal mal dolaşırdım ortalıklarda, iyi ki prezervatif var." dedim ki şimdi olsa iyi ki kürtaj var dermişim. Hep hakkıyla devam etmedim tabi ki..
"Yiğit diye sevgilim olsa "Yiğidin malı meydandadır" der mal gibi dolaşırdım meydanda, iyi ki yok"
"Duygu diye sevgilim olsa "Duygu seline kapıldım." diyerek aldattığını söyleyen mal olurdum, iyi ki yok."
"Yıldız diye sevgilim olsa "Benim gönlüm sarhoştur yıldızların altında" deyip ortalıkta sex hayatımı konuşan mal olurdum, iyi ki yok."
"Nimet diye sevgilim olsa "Nimetle dalga geçilmez! Çarpar valla." diyen annem yüzünden dayak yememek için mal gibi evlenirdim, iyi ki yok."
"Evren diye sevgilim olsa "Evren yine mesaj yolluyor bana." diyenlerin ağzını burnunu parçalayan mal olurdum, iyi ki yok."
"Onur diye sevgilim olsa "Yeter ki onursuz olmasın aşk" diyen kızları sevgilime sulanıyor diye döven mal olurdum, iyi ki yok."
"Aslı diye sevgilim olsa "Hiçbir şey aslı gibi zevk vermiyor." diyen adamı zevkten mal ederdim, iyi ki yok."
"Evren diye sevgilim olsa "Ne zaman #evrenemesaj atsam hemen cevap veriyor." diye saçmalayan mal olurdum, iyi ki yok."
"Hikmet diye sevgilim olsa "Vardır bunda da bi hikmet" dendiğinde ortalıkta sevgilim arayan mal olurdum, iyi ki yok."
"Umut diye sevgilim olsa herkesle "puahahahha Umutsuz ev kadınları" diye dalga geçen mal olurdum, iyi ki yok."
"Deniz diye sevgilim olsa "Deniz gezmiş ölmüş" dediklerinde ben ona benden izinsiz gezme demiştim diyen mal olurdum, iyi ki yok."
"Hale diye sevgilim olsa "Şu hale bak rezillik" diyenleri "Sen kime rezil diyon lan o benim sevgilim" diye döven mal olurdum, iyi ki yok."
"Su diye sevgilim olsa herkese "Hazır ayağa kalkmışken su getirsene" deyip sevgilimi getirmelerini bekleyen mal olurdum, iyi ki yok."
"Evrim diye sevgilim olsa "Evrim yok!" diye dolaşanlara sevgilimi gösteren mal olurdum, iyi ki yok."
"Canan diye sevgilim olsa "Can mı canan mı?" dediklerinde "Tabi ki Canan oğlum napiyim ben Can'ı?" diyen mal olurdum, iyi ki yok."
"Ceza benim sevgilim olsa "Allah senin cezanı verecek!" diyenlere "Verdi ki :D" diyen mal olurdum, cidden versin artık ya."
Sildiklerimden bir kaç hatırladıklarım var ama o kadar çok yapıp sildim ki hepsini hatırlamam mümkün değil
"Seçil diye sevgilim olsa "Evrimi değil ama doğalseçilimin varlığını kanıtlarım." deyip sevgilimi gösteren mal olurdum, iyi ki yok." deyip hatta bunu bir seriyi sonlandırırken yazıp kendi kendinle sevgili olmayı düşündün ya ne diyim ben sana @dogalselection diye cevaplamıştım.
"Abdülmüttalip diye sevgilim olsa zaten malmışım zorlamaya gerek yok" yazıp bir başka seri sonunu bitirdiğimi hatırlıyorum bide
"Hakan diye sevgilim olsa "ahahahahhakanahahha" diye gülüp "sevgim gülüşüme yansıdı." der anlamayanları mal ederdim, iyi ki yok." gibi bir şey yazmıştım bunlar harici 8-10 değişik isme attım, profil takvim arkası gibi her gün yeni bir isim olarak görünmesin diye sildim ve hatırlamıyorum da insan mal olmaya görsün.
26 Mayıs 2012 Cumartesi
Biraz büyü dedim, iyi olur...
Keşke bana mal mal laf eden birine "Biraz büyü be!" falan dediğim bir hikaye olsaydı da onu anlatsaydım ama başlıkta bi büyü olduğuna göre hikayede de büyülü olmalı sanki. Ne büyüsü yok öyle şeyler demeyin lan bir gün bi zombi istilası olsa zombilerin Ademle Havvası annemle babam bi kere, adımdan bile bu kadar emin değilim. Sonuçta kulağıma adımı kuzenim okumuş ve pisliklik olsun diye Fadime, Hatçe falan demiş olabilir yani demem o ki eğer mahşer günü çağırılınca gitmeyen biri olursa bilin ki o benim, eğer ki yanımda olursanız beni bi dürtün. O yüzden büyü yapılması da çok normal bence (bu arada benim şu ana kadar yaşadığım o otobüste doğmalar, erken okula gitmeler, trafik kazası falanlar filanlar ben üniversiteye gelene kadar herkesin başına gelebileceğini düşüdüğüm olaylardı, o yüzden büyünün de normal gelmesini benim CİDDEN normal biri oluşuma verebilir miyiz? Noluuuuur... beni de alın aranızaaaaa...) Nazardan bahsetmiyorum bile değmediği yeri kalmadı, adımızı kötüye çıkarıcak... hehe şaka şaka. "Bi dur lan, sen az önce büyü mü dedin!?" dediğinizi duyar gibiyim, tamam tamam meraklandırmadan girişi yapıyoruuuum yapıyoruuuuum... Annemle babamın evlenmesini istemeyen tek kişi kızından ayrılmayı kaldıramayacak olan dedem değilmiş üvey babaannem de istemiyormuş nedeni hala bilinmez. Yaaaaaptım! (şu an kendimi bi post-modern yazar sanmalar.. bi yazıya müdahale etmeler.. sonum hiç hayırlı değil, ego patlamasından bugüne kadar ölen adam olmadıysa çağırın bilim adamlarını! Bir ilke şahit olacaklar kaçırmasınlar.) Az önceki parantezde sona doğru baya abartmışım bi "Bilim adamları boş boş uğraşmasınlar da beni incelesinler beni!" diyecek kadar egom uçmuş. Şimdi de egomun uçarak gözlerden kayboluşunu izleyelim çünkü bariz belli ki bu yazıya giremedim ben.
Büyü yaptırmış üvey babaannem domuz yağını kapının arkasına sürmüş, meğer o kapıdan ilk geçene annem domuz gibi iğrenç görünüp, onun gibi leş kokacakmış. Nasip bu ya dedem girmiş (baaaak yazı nası kaybetti haysiyetini falan büyü dedim nasip dedim nası inanılıcaksa artık, büyünün ne işe yaradığını falan söyledim bildiğin supernatural'da hayalete tuz atmalar falan gibi oldu bu ya) Hay post-modern olma çabası gösteren kafama kafam girsin emi bu yazıya ne zaman girebilicem bakalım..
İyi ki babam girmemiş yoksa bugün burada deli gibi saçmalayan bi manyak olamayacakmış ciddiyim. Dedem annemden nasıl nefret etmiş, nası nefret etmiş anlatamam (şu an "Nası nefret etmiş?" diye soran biri varsa aramızdan ayrılabilir mi? bi bitmediniz amk) O büyü tutmuuuş.. sonra o yağı bularak büyüyü bozmuşlar, o adam bana kalkmış hala nası nefret etmiş diye soruyor ya, terbiyesiz! (amk diyen birinin olup olmayan birine terbiyesiz deyişine hak verdiniz, aferin al beyninizi de böyle yıkıyorlar.)
Egom kaybolmamış arkadaşlar şuna bak sizin beyninizi saniyede yıkayabileceğimi düşünmeler falan yok yok yazarken sizin ne düşünüceğinizi bildiğimi sanmalar falan beni buradan alınız.
Kardeşimi bıçakladılar dicem "Noluyo lan? Bu konuya nereden geldik? Bu kız cidden giriş yapmayı beceremiyor amk bide egosu falan saçma sapan artıyor." diyeceksiniz ama bilmiyorsunuz ki bıçaklatmak diye bir şey var kurşun döktürtmek gibi. Ben kurşun döktüler demek gibi bıçakladılar deyince öyle pat diye konu değiştirir gibi oldu peki kardeşimi neden bıçaklattık (aslında benim hayalimi gerçekleştirmeye gittik, başarısız bir operasyondu... üzgün surat) Çocuk 7 aylıkken "3 yaşında mı bu?" derlerse nazar değer tabi, onun hatası. Annem 8 saat salladı dizinde uyutmak için ama nafile. Oyuncaklarımı falan kırmıştı sinirden ya o derece illallah demiş kadın. Biri dedi bu çocuğa nazar değmiş diye ben de o zamanlar her insan gibi nazara falan inanmıyorum (yaş 5 neye inandığımı nası hatırlicaksam, sallıyorum bildiğin) Bizde gittik bıçaklatmaya (ben bıçaklasaydım mutlu bir son yapabilirdik bu yazıya... üzgün surat) Hayır daha girişi yapmadan mutlu sonu nası yapacapımı merak edenlere +1 ekleyeyim mi senin için?
13 Mayıs 2012 Pazar
Paralel ama nereye?
Paralel evrendeki Seçil'i çok kıskanıyorum şu an çünkü bu pazar annesinin öpüşüyle uyandı ona özel hazırlanmış bir kahvaltıya... Aslında ona özel değil anneler nasıl başarıyor bunu bilmiyorum ama eşlerine de çocuklarına da ayrı ayrı aynı kahvaltıyı ona hazırladığını söylese ikna edebilirler gibi.
Hiçbir zaman ama hiçbir zaman annem ve babam gibi mükemmel bir ebeveyn olamayacağımı düşünüyorum... ben benim çocuklarımı onlar gibi yetiştiremem, isterim ama yapamayacağımdan da adım gibi eminim. Gerçi paralel evrende adım da değişiktir belki ne dersin ha? Belki de orada annem babama "Bekir annenin adını koyalım mı?" dediğinde babam "Hanım gün gelir kızıma kızarım, bağırırım anneme bağırıyormuşum gibi hissederim kendimi, kötü olurum." dememiştir de "Annemi çok severim kızımı da çok seviceğimi biliyorum, neden olmasın?" demiştir. O zaman ordaki Seçil'in adı Ziynet. Ziynet'in aklına ben gelmiyorum şu an çünkü o annesine sarılırken onun kokusunda kaybetti kendini...
"Neyse ki boşta bulunmuşum yoksa kendimi kaybedecektim" diyorum bense ve onu düşünüyorum. Kendimi düşünmüyorum, düşünsem böyle yapmam çünkü, duygusallık modumu açıp yazı yazmaya kalkmam, ağlayacağımı bilirim. Gider amuda falan kalkarım ya da uykuya dalan Murat'ı kaldırıp "hadi bir yerlere gidelim" derim en azından "Candan Erçetin - Annem" şarkısı hariç bi şarkı açmaya kalkıp parti moduna falan girerim. Parti moduna girmeme gerek yok boş boş Budapeşte sokaklarında dolaşsam bile kendime gelirim hemen, Prag'da çok güzel gelmişti bunu yapmak, gerçi canımın sıkkınlığı yoktu. Şimdi de yok sadece annemin o gülüşünü, kahkahasını özledim tabi bunda 15 gündür onun sesini duyamayışım da var.
Ziynet şayet ki beni kıskanıcaksan sende şu yolculuk yüzünden kıskanabilirsin canım ben olsam beni kıskanırdım gibime geliyor o yüzden izin veriyorum sana da. Ben yolculuğun yarattığı özlemden kıskanıyorum sende yaşadıklarımı yaşayamadığından kıskanabilirsin gibi gayet adil bence. Peki diğer paralel evrendeki Seçil ne yapsın kopenhang'a gidip roller coster'a binmeyi denemeyen... Yok ya öyle bir Seçil hiçbir evrende yoktur sanırım varsa da atsın kendini Tuna nehrinden ama başka bir evrende Murat'ı ön koltuğa binmeye ikna edemeyeni olabilir onun için acırım ya da diğerinde treni biz gibi kapatamayan olmuştur ona baya üzülürüm çünkü treni kapattığımız için tur attığımızda dönerken "One more! One more! we are coming from Budapest!" diyip kanka olduğumuz adamları bi tur daha attırtmaya ikna etmiştik o şeker enerjimizle ve ikinci turda deli gibi kahkaha atma ihtimalini kaçıran bir Seçil için ağlayabilirim cidden şu an.
Serdar'ın yanına gidip İsveç'te kumu yutmasına rağmen plaj voloybolu oynayan bu evrendeki Seçil tabi ki de İsveç'te rüzgarsız bir havayı yakalan evrendekini kıskanıyor. Hele İsveçteki erkek turnuvasına katılmasında sorun yok denilen diğer Seçil'i evrenler arası geçişi bulup boğabilir bile.
Bir paraleldeki Seçil Ece'nin mesajlarına dönmesi sonucu Erfurt'a gidip Eceyle dağıttı bak onu da kıskanabilirim ama bu evrendeki Seçil'de gidemeyip tek başına Prag'ı dağıttı o da beni kıskanıyor olmalı bence 1-1 durumumuz yani buradan kaybım olmayabilir ama bu maçta direkten dönen çok pozisyonlar var sanırım çünkü orada yapacaklarımla burada yaptıklarım baya kafa kafaya maç götürürler. Bugünkü Seçil ise tek Ziynet'i kıskanıyor annesinin kokusunu içine çekebildi, kahvaltı da kardeşiyle sessizce "patates ve domatesten daha çok ben yemeliyim!" yarışına katılabildi ve babasını kahvaltıya kaldırırken babasının "Hmmmm" sesiyle elinin 5 parmağını da açarak 5 dakika daha anlamındaki mesajını tınlamayıp onu dürtebildi diye. (laaaaan babamı faceden dürtsem aynı etkiyi yapar mı acaba bi deniyim mi? evet başka bir evrende mallıkta son nokta olarak bunu deneyen bir Seçil de var biliyorum.)
Şey bide tüm sezon çok iyi oynayıp avrupanın da derbi + final olduğu için merakla izlediği o final maçında zamana karşı oynamayı dahi leş eden bir takımın değilde tüm sezon şansa bala maç alıp finalde iyi oynayarak avrupa tarafından kupayı almayı hak eden taraf olarak Fenerbahçe'nin gösterildiği bu evrendeki Seçil tabi ki de kupayı alan evrendeki Seçil'i kıskandı dün. Hatta 1-1 ile kupayı Galatasaray'ın aldığı evrendeki Seçil'i bile kıskandı en azından bir oyun gördü diye ama maçı alarak kupayı alan Seçil'in haline çok acıdı öyle bi durumda olmayı hangi tecrübeleri atlatarak o güne gelmiş olsa da kaldıramayacağına emin çünkü.
Hiçbir zaman ama hiçbir zaman annem ve babam gibi mükemmel bir ebeveyn olamayacağımı düşünüyorum... ben benim çocuklarımı onlar gibi yetiştiremem, isterim ama yapamayacağımdan da adım gibi eminim. Gerçi paralel evrende adım da değişiktir belki ne dersin ha? Belki de orada annem babama "Bekir annenin adını koyalım mı?" dediğinde babam "Hanım gün gelir kızıma kızarım, bağırırım anneme bağırıyormuşum gibi hissederim kendimi, kötü olurum." dememiştir de "Annemi çok severim kızımı da çok seviceğimi biliyorum, neden olmasın?" demiştir. O zaman ordaki Seçil'in adı Ziynet. Ziynet'in aklına ben gelmiyorum şu an çünkü o annesine sarılırken onun kokusunda kaybetti kendini...
"Neyse ki boşta bulunmuşum yoksa kendimi kaybedecektim" diyorum bense ve onu düşünüyorum. Kendimi düşünmüyorum, düşünsem böyle yapmam çünkü, duygusallık modumu açıp yazı yazmaya kalkmam, ağlayacağımı bilirim. Gider amuda falan kalkarım ya da uykuya dalan Murat'ı kaldırıp "hadi bir yerlere gidelim" derim en azından "Candan Erçetin - Annem" şarkısı hariç bi şarkı açmaya kalkıp parti moduna falan girerim. Parti moduna girmeme gerek yok boş boş Budapeşte sokaklarında dolaşsam bile kendime gelirim hemen, Prag'da çok güzel gelmişti bunu yapmak, gerçi canımın sıkkınlığı yoktu. Şimdi de yok sadece annemin o gülüşünü, kahkahasını özledim tabi bunda 15 gündür onun sesini duyamayışım da var.
Ziynet şayet ki beni kıskanıcaksan sende şu yolculuk yüzünden kıskanabilirsin canım ben olsam beni kıskanırdım gibime geliyor o yüzden izin veriyorum sana da. Ben yolculuğun yarattığı özlemden kıskanıyorum sende yaşadıklarımı yaşayamadığından kıskanabilirsin gibi gayet adil bence. Peki diğer paralel evrendeki Seçil ne yapsın kopenhang'a gidip roller coster'a binmeyi denemeyen... Yok ya öyle bir Seçil hiçbir evrende yoktur sanırım varsa da atsın kendini Tuna nehrinden ama başka bir evrende Murat'ı ön koltuğa binmeye ikna edemeyeni olabilir onun için acırım ya da diğerinde treni biz gibi kapatamayan olmuştur ona baya üzülürüm çünkü treni kapattığımız için tur attığımızda dönerken "One more! One more! we are coming from Budapest!" diyip kanka olduğumuz adamları bi tur daha attırtmaya ikna etmiştik o şeker enerjimizle ve ikinci turda deli gibi kahkaha atma ihtimalini kaçıran bir Seçil için ağlayabilirim cidden şu an.
Serdar'ın yanına gidip İsveç'te kumu yutmasına rağmen plaj voloybolu oynayan bu evrendeki Seçil tabi ki de İsveç'te rüzgarsız bir havayı yakalan evrendekini kıskanıyor. Hele İsveçteki erkek turnuvasına katılmasında sorun yok denilen diğer Seçil'i evrenler arası geçişi bulup boğabilir bile.
Bir paraleldeki Seçil Ece'nin mesajlarına dönmesi sonucu Erfurt'a gidip Eceyle dağıttı bak onu da kıskanabilirim ama bu evrendeki Seçil'de gidemeyip tek başına Prag'ı dağıttı o da beni kıskanıyor olmalı bence 1-1 durumumuz yani buradan kaybım olmayabilir ama bu maçta direkten dönen çok pozisyonlar var sanırım çünkü orada yapacaklarımla burada yaptıklarım baya kafa kafaya maç götürürler. Bugünkü Seçil ise tek Ziynet'i kıskanıyor annesinin kokusunu içine çekebildi, kahvaltı da kardeşiyle sessizce "patates ve domatesten daha çok ben yemeliyim!" yarışına katılabildi ve babasını kahvaltıya kaldırırken babasının "Hmmmm" sesiyle elinin 5 parmağını da açarak 5 dakika daha anlamındaki mesajını tınlamayıp onu dürtebildi diye. (laaaaan babamı faceden dürtsem aynı etkiyi yapar mı acaba bi deniyim mi? evet başka bir evrende mallıkta son nokta olarak bunu deneyen bir Seçil de var biliyorum.)
Şey bide tüm sezon çok iyi oynayıp avrupanın da derbi + final olduğu için merakla izlediği o final maçında zamana karşı oynamayı dahi leş eden bir takımın değilde tüm sezon şansa bala maç alıp finalde iyi oynayarak avrupa tarafından kupayı almayı hak eden taraf olarak Fenerbahçe'nin gösterildiği bu evrendeki Seçil tabi ki de kupayı alan evrendeki Seçil'i kıskandı dün. Hatta 1-1 ile kupayı Galatasaray'ın aldığı evrendeki Seçil'i bile kıskandı en azından bir oyun gördü diye ama maçı alarak kupayı alan Seçil'in haline çok acıdı öyle bi durumda olmayı hangi tecrübeleri atlatarak o güne gelmiş olsa da kaldıramayacağına emin çünkü.
30 Nisan 2012 Pazartesi
Gidiyorum ama
BU YAZI ZAMAN AŞIMINA UĞRAMIŞTIR!
Bilenleriniz var, bilmeyenleriniz var (bilenler bilmeyenlere, bilmeyenler hiç haberi olmayanlara askldksjd) neyse hayatlar ben bi tur yapayım diyorum.
Şu an Aarhus'ta Danimarka'dayım (bilgilendirici bilgi)
Kopenhag - Malmö -Göteborg -Budapeşte -Prag -Erfut (Göteborg İsveç'te, Almanyadaki Göttingen oha bildiğin bilgilendirici bilgi oldu bu) genelde arkadaşlarımı görme amaçlı (sırf eğlencesine) bi dolaşıp geleyim diyorum. Yani 16 Mayıs'a kadar yokum, nete giremeyebilirim, twitter dili ile konuşursak bu bensiz 3 pazratesiye denk geliyor (bugün arkadaşlarımla burayı gezmeyi planladığım için bugünü de saydım) Ben yokken tweetlerine öldüğüm insanların tweetlerini çok özlicem, bilemedim buraya yazsam mı ama okuldan arkadaşlarım hariç takip ettiğm herkesin tweetlerini çok beğeniyorum zaten, uzun uzun yazmayayım dedim. Ya da yazayım yaaaa
tekerleklibavul ve littleiv3 mentionlaşmalarını + bloglarını,
parantezicleri ve dogalselection mentionlaşmalarını + onu,
gokcicim ve pakiteysis aşkını + gokcicimi,
onderseren ve dogalselection'ın mentionlarındaki sevmedikleri onderseren ve dogalselectionı,
enamuplatonick ve coolboregi'nin duygusallığını,
cekirg ve parpali_ ve turas_'ın ev hallerini,
kanimbozuk ve nedmerdo ve domalanmantari ve ilkeradam'ın gece olduğunu anlamamı önleyen, timeline'ın sürekli akmasını sağlayan tweetlerini,
afakankafa ve farukken ve emrahakdamar ve hoffmansrule ve omerylmz'un kelime oyunlarını,
bazenoyleolur'un tumblr şarkılarını ,
cansuylm'un beklenmedik anda takla attıran tweetlerini,
paccoz vs adamfrody yarışlarını,
oturbikonusalim tespitlerini,
thegodjr'ın kompozisyonluk tweetlerini,
ludwannabe'nin via yaratıcılıklarını,
senbaksanabana ve gelbikonusalim ve biaragoruselim'in muhabbetini,
digitalcilek ve mecnunsuzleyla ve zehraburda_ ve _klostrofobik_ gibi geyik muhabbetleri de,
pardonkimsiniz ve saydamtabaka gibi baştan beri müptela olduklarımı,
deliyevurdum ve zibarist ve enessafak gibi yeni favorilerimi,
beni benden iyi anlatan benturkkizi'nı,
mbtela ve dildoktoru ve delizırvasi gibi çok yeni olup çabuk alıştıklarımdan olanları,
sn1907 ve ilknuurcan ve nymphiedmybrain gibi cici kızları,
cattchman ve oklavalizebani ve terbiyelimben ve pis_ceyar gibi adamları,
nebussimdi'nin ADETA'larını,
mugenaz'ın şiirler programını,
panteremel ve neyzen_teyfik ve baknediom ve yokartiksende ve sarhosadam ve kebaboloji ve havaryutuday ve tespitenadam ve kirazlipastam ve ekinoksan ve sokakjargonu ve yazargecerim ve otobus_muavini ve yasinkosee gibi timeline'ımda olmalarını çok sevdiğimi favorilerimle belli ettiklerimi çooook özleyeceğim.
Döndüğümde bu adamlardan biri hesabını kapatırsa Halil Sezai'nin sevgilisi olup ülkeyi toplu intihara sürükleyeceğim nokta bir bir bir ünlem ünlem ünlemler topluluğu.
Bilenleriniz var, bilmeyenleriniz var (bilenler bilmeyenlere, bilmeyenler hiç haberi olmayanlara askldksjd) neyse hayatlar ben bi tur yapayım diyorum.
Şu an Aarhus'ta Danimarka'dayım (bilgilendirici bilgi)
Kopenhag - Malmö -Göteborg -Budapeşte -Prag -Erfut (Göteborg İsveç'te, Almanyadaki Göttingen oha bildiğin bilgilendirici bilgi oldu bu) genelde arkadaşlarımı görme amaçlı (sırf eğlencesine) bi dolaşıp geleyim diyorum. Yani 16 Mayıs'a kadar yokum, nete giremeyebilirim, twitter dili ile konuşursak bu bensiz 3 pazratesiye denk geliyor (bugün arkadaşlarımla burayı gezmeyi planladığım için bugünü de saydım) Ben yokken tweetlerine öldüğüm insanların tweetlerini çok özlicem, bilemedim buraya yazsam mı ama okuldan arkadaşlarım hariç takip ettiğm herkesin tweetlerini çok beğeniyorum zaten, uzun uzun yazmayayım dedim. Ya da yazayım yaaaa
tekerleklibavul ve littleiv3 mentionlaşmalarını + bloglarını,
parantezicleri ve dogalselection mentionlaşmalarını + onu,
gokcicim ve pakiteysis aşkını + gokcicimi,
onderseren ve dogalselection'ın mentionlarındaki sevmedikleri onderseren ve dogalselectionı,
enamuplatonick ve coolboregi'nin duygusallığını,
cekirg ve parpali_ ve turas_'ın ev hallerini,
kanimbozuk ve nedmerdo ve domalanmantari ve ilkeradam'ın gece olduğunu anlamamı önleyen, timeline'ın sürekli akmasını sağlayan tweetlerini,
afakankafa ve farukken ve emrahakdamar ve hoffmansrule ve omerylmz'un kelime oyunlarını,
bazenoyleolur'un tumblr şarkılarını ,
cansuylm'un beklenmedik anda takla attıran tweetlerini,
paccoz vs adamfrody yarışlarını,
oturbikonusalim tespitlerini,
thegodjr'ın kompozisyonluk tweetlerini,
ludwannabe'nin via yaratıcılıklarını,
senbaksanabana ve gelbikonusalim ve biaragoruselim'in muhabbetini,
digitalcilek ve mecnunsuzleyla ve zehraburda_ ve _klostrofobik_ gibi geyik muhabbetleri de,
pardonkimsiniz ve saydamtabaka gibi baştan beri müptela olduklarımı,
deliyevurdum ve zibarist ve enessafak gibi yeni favorilerimi,
beni benden iyi anlatan benturkkizi'nı,
mbtela ve dildoktoru ve delizırvasi gibi çok yeni olup çabuk alıştıklarımdan olanları,
sn1907 ve ilknuurcan ve nymphiedmybrain gibi cici kızları,
cattchman ve oklavalizebani ve terbiyelimben ve pis_ceyar gibi adamları,
nebussimdi'nin ADETA'larını,
mugenaz'ın şiirler programını,
panteremel ve neyzen_teyfik ve baknediom ve yokartiksende ve sarhosadam ve kebaboloji ve havaryutuday ve tespitenadam ve kirazlipastam ve ekinoksan ve sokakjargonu ve yazargecerim ve otobus_muavini ve yasinkosee gibi timeline'ımda olmalarını çok sevdiğimi favorilerimle belli ettiklerimi çooook özleyeceğim.
Döndüğümde bu adamlardan biri hesabını kapatırsa Halil Sezai'nin sevgilisi olup ülkeyi toplu intihara sürükleyeceğim nokta bir bir bir ünlem ünlem ünlemler topluluğu.
28 Nisan 2012 Cumartesi
Var mısın iddia'ya...
Yok canım iddaa değil onun öyle yazıldığını da biliyorum hem hıh. Yalnız anlatacağım olay iddia ile değil ladesle alakalı tribi de attım onu nası bağlicam merak içindeyim. Merakla bekliyorum... ve ciddi ciddi bekliyorum şu an bağlayamadım. Aniden lades mi oynasak dedi Ahmet
(Aniden giriş mi yapsam dedi Seçil)
sınıfça ladese girdik, o gün girdiği tüm ladesleri kaybeden Ahmet centilmen sayıldı (bu yazıya girerken aklını kaybeden Seçil resmen deli sayıldı)
"Yüzünü görünce aklıma lades geliyor." diyen birine "Aklımda." demeden verebileceğim tek şey tavsiyeksjdhjkad vermek çok sakat kelime kızım dikkat et (oha abi bu yazı gitmicek sanırım) Yapabileceğim hiçbir şey yoktu ne dersem aklımda aklımda...
-Ceketin nerde?
+Aklımda
-Ders nerde?
+Aklımda
-Hayatın anlamını çözdüm formülünü veriyim mi?
+Aklımda (şebeklikten ölücem bi gün ya da Aydın buları okucak ve beeeen havaya uçmuşum) (heee gülüm mutluluktan Aydın beni okuyor diye yoksa bana vurup beni havaya uçurabilecek biri değil, cidden değil ama)
Kapıyı falan tıklamadan daldı biri içeri Seçil Keçiborlu'ya uçak düşmüş (Türkiye'de tek kükürt çıkartılan yer olarak bilinen Isparta'nın bir ilçesi olan bu ilçemiz adını 1. Dünya Savaşında Fransızların saldıracağı bir gece keçilerin boynuzlarına meşale bağlanarak çok bunlar diye kaçmalarını sağladıkları için kasjdhjkhasd valla bilmiyorum bu hikaye doğru mu ama ben uydurmadım bi yerden duyduğuma eminim iyi de buralara nereden geldim ben yaaaa) işin özü küçük bir ilçe işte (heee konuyu uzatan ben değilmişim gibi toplama çabalarındayım vay bu yazı hala okunuyor mu ya) uçak düşse yaşayan birinin olma ihtimali yok, annemleri arıyorum "Sinyal sesinden sonra mesaj bırakınız." diyor gel de telaşlanma. Evet arkadaşlar hatırlıyorsunuzdur 6 tane fizikçiye düzenlenen suikast hikayesi bu (var mısın iddia'ya bence değil) Neyse ki hatlar yoğun olduğundan öyle olmuş ama 10 dakikada tüm senaristlere taş çıkartabileceğimi o gün anladım. Ve sabah ilk dersine sınav koyulan çocuğun dramı filmi ile hayatıma devam ettim (bu yazı nereye gidiyor allah aşkına biri beni durdursun)
Sınavlarda ek kağıda çözerdim ilk soruları sonra o kağıt sınıfı dolanır sona doğru bana geri gelirdi, optik sınavımız var, aklımın başımda olmadığı üşenmeyip herkese boş kağıt vermemden belli. Yerime oturacakken Aydın kağıtları küçük küçük parçalara bölmüş "Al Seçil bunlara optik sorularını çizersin." dedi "Aaaa çok iyi etmişsin Aydın ölsem aklıma gelmezdi bu bak." dedim yerime oturdum. Herkes bana bakıyor bir şeyler diyor ama benim aklım ya bizimkilere bir şey olsaydı, o uçakta kimler vardı acaba, hiç mi kurtulan olmamış ki sorular ile cebelleşiyor, uçmuş gitmişim yani duymuyorum kimseyi. Meğer Aydın "Lades" demiş "Seçil" demiş "Ladeslendin." demiş yooook duyan yok. Ama haksızlık değil mi hem kopya alacaksın benden hem ödülü derdim yoksa kabul ettirmezdim ben onu. Aklımda sürüsüyle soru varken "Aklımda" diyemem tabi derdim. Merve dürtüp "Seçil ladeslendin." dediğinde "Kime? Ne zaman?" diyecek kadar uçak var aklımda. Seda'nın kuzeni babaannesinin cenazesine geliyormuş vefat etmiş, o ailenin hali nedir diye düşündük, evet suikastti kim ne derse desin bunu savunurum, haberi yapan muhabirin uçağı kaçırması bile insanı bi düşündürüyordu (-o uçak kazasının hikayesi dedim dedim inanmadın bak ne oldu şimdi? +bi daha düşün bence)
(Aniden giriş mi yapsam dedi Seçil)
sınıfça ladese girdik, o gün girdiği tüm ladesleri kaybeden Ahmet centilmen sayıldı (bu yazıya girerken aklını kaybeden Seçil resmen deli sayıldı)
"Yüzünü görünce aklıma lades geliyor." diyen birine "Aklımda." demeden verebileceğim tek şey tavsiyeksjdhjkad vermek çok sakat kelime kızım dikkat et (oha abi bu yazı gitmicek sanırım) Yapabileceğim hiçbir şey yoktu ne dersem aklımda aklımda...
-Ceketin nerde?
+Aklımda
-Ders nerde?
+Aklımda
-Hayatın anlamını çözdüm formülünü veriyim mi?
+Aklımda (şebeklikten ölücem bi gün ya da Aydın buları okucak ve beeeen havaya uçmuşum) (heee gülüm mutluluktan Aydın beni okuyor diye yoksa bana vurup beni havaya uçurabilecek biri değil, cidden değil ama)
Kapıyı falan tıklamadan daldı biri içeri Seçil Keçiborlu'ya uçak düşmüş (Türkiye'de tek kükürt çıkartılan yer olarak bilinen Isparta'nın bir ilçesi olan bu ilçemiz adını 1. Dünya Savaşında Fransızların saldıracağı bir gece keçilerin boynuzlarına meşale bağlanarak çok bunlar diye kaçmalarını sağladıkları için kasjdhjkhasd valla bilmiyorum bu hikaye doğru mu ama ben uydurmadım bi yerden duyduğuma eminim iyi de buralara nereden geldim ben yaaaa) işin özü küçük bir ilçe işte (heee konuyu uzatan ben değilmişim gibi toplama çabalarındayım vay bu yazı hala okunuyor mu ya) uçak düşse yaşayan birinin olma ihtimali yok, annemleri arıyorum "Sinyal sesinden sonra mesaj bırakınız." diyor gel de telaşlanma. Evet arkadaşlar hatırlıyorsunuzdur 6 tane fizikçiye düzenlenen suikast hikayesi bu (var mısın iddia'ya bence değil) Neyse ki hatlar yoğun olduğundan öyle olmuş ama 10 dakikada tüm senaristlere taş çıkartabileceğimi o gün anladım. Ve sabah ilk dersine sınav koyulan çocuğun dramı filmi ile hayatıma devam ettim (bu yazı nereye gidiyor allah aşkına biri beni durdursun)
Sınavlarda ek kağıda çözerdim ilk soruları sonra o kağıt sınıfı dolanır sona doğru bana geri gelirdi, optik sınavımız var, aklımın başımda olmadığı üşenmeyip herkese boş kağıt vermemden belli. Yerime oturacakken Aydın kağıtları küçük küçük parçalara bölmüş "Al Seçil bunlara optik sorularını çizersin." dedi "Aaaa çok iyi etmişsin Aydın ölsem aklıma gelmezdi bu bak." dedim yerime oturdum. Herkes bana bakıyor bir şeyler diyor ama benim aklım ya bizimkilere bir şey olsaydı, o uçakta kimler vardı acaba, hiç mi kurtulan olmamış ki sorular ile cebelleşiyor, uçmuş gitmişim yani duymuyorum kimseyi. Meğer Aydın "Lades" demiş "Seçil" demiş "Ladeslendin." demiş yooook duyan yok. Ama haksızlık değil mi hem kopya alacaksın benden hem ödülü derdim yoksa kabul ettirmezdim ben onu. Aklımda sürüsüyle soru varken "Aklımda" diyemem tabi derdim. Merve dürtüp "Seçil ladeslendin." dediğinde "Kime? Ne zaman?" diyecek kadar uçak var aklımda. Seda'nın kuzeni babaannesinin cenazesine geliyormuş vefat etmiş, o ailenin hali nedir diye düşündük, evet suikastti kim ne derse desin bunu savunurum, haberi yapan muhabirin uçağı kaçırması bile insanı bi düşündürüyordu (-o uçak kazasının hikayesi dedim dedim inanmadın bak ne oldu şimdi? +bi daha düşün bence)
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)